Fatma öğretmen öğrencilerinden ayrı geçen 13 yılı unutmuyor

Başörtüsü yasağı nedeniyle mesleğinden ihraç edilen öğretmenlerden biri olan Kaya (48) yaşadığı zorlukları AA muhabirine anlattı.

Kaya, 1997 yılında öğretmenliğe başladığını, ilk günden itibaren de başörtüsü nedeniyle ötekileştirmeye maruz kaldığını söyledi.

“O dönemde suçlu gibi görülen, dışlanan, aşağılanan, birey olarak kabul edilmeyen insanlardan biriydim.” diyen Kaya, bir suçları olmamasına rağmen, algı operasyonu ile başörtüsü taktıkları için suçlu görüldüklerini belirtti.

Kaya, “Resmi olarak atanmamıza, öğretmen olmamıza rağmen öğrencilerle buluşturulmadık. İlk yıl hiç öğretmenlik yapmadım. İkinci yıl sadece 8 saat ders verildi bana. Sınıfa ilk girdiğimde tüm işkenceleri, tüm kovuşturmaları dışarda bırakarak, öğrencilerimizle bir dünya gerçekleştirdik. Bizi benimseyen, öğretmen olarak kabul eden onlardı.” dedi.

“13 yıl sonra göreve geri döndüm”

Öğretmen olduğunda “Artık yeryüzünde benim için başka hiçbir rol, başka hiçbir iş yok” diye düşündüğünü anlatan Kaya “Çünkü öğrenciler en masum duygularla beni öğretmenleri olarak kabul etmişlerdi. Aramızdaki bağ çok güçlüydü.” diye konuştu.

Bu bağın sürmesine 28 Şubat sürecinde izin verilmediğini dile getiren Kaya, önce uyarı cezası verildiğini daha sonra mesleğinden ihraç edildiğini anlattı.

Hayalindeki öğretmenliği bir yıl yapabildiğini belirten Kaya, “Binbir emekle, çevremizin, ‘Kız çocukları okumaz’ dediği dönemde bütün zorlukları aşarak okuduğumuz, hayalimiz olan öğretmenlik mesleğine sadece kısa bir süre devam etme hakkı verildi.” dedi.

Büyük emekle kazandıkları haklarının ellerinden alındığını, yıllarca görevlerine geri dönemediklerini dile getiren Kaya, “13 yıl sonra göreve geri döndüm. Şu an Mevlana Anadolu Lisesi’nde görev yapıyorum. O süreçte de çok okudum, farklı eğitimler aldım, farklı ülkelere gittim. İnancımdan hiçbir şey kaybetmedim. Tek istediğim şey inandığım gibi yaşamaktı.” ifadelerini kullandı.

“Kaybettiklerimizin hiçbir şekilde telafisi yok”

Fatma Kaya, mesleğinden ayrı kaldığı süreçte uzun yıllar yurt dışında kaldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Kaybettiklerimizin hiçbir şekilde telafisi yok. Öğretmenler odasını bile kullanamıyorduk. İşten atılma tebligatı polisle eve getirildi. 21 yaşında genç bir öğretmen olarak taptaze bir motivasyonla göreve başlıyorsun ve bunları yaşamana rağmen pes etmiyorsun. Pes etmememin tek sebebi, kuvvetli bir inancımın olmasıydı ama bizden çok şey aldılar.”